TÜRKİYE’NİN ANAYASA SERÜVENİ KADİM MEMLEKETİN SESSİZ DEVRİMİ
TÜRKİYE’NİN ANAYASA SERÜVENİ KADİM MEMLEKETİN SESSİZ DEVRİMİ
Osman Can(Marmara University)
6권 2호, 85~117쪽
초록
Kadim uygarliklara kaynaklık etmiş Türkiye’de tarihsel bir süreç yaşanıyor. Kimi Avrupa ülkelerinde yüzyılların birikimi, eski rejimin siyasal sembollerinden birinin yıkılması veya kurumlarından birinin işgaliyle devrime dönüşürken, Türkiye’de bu süreç sessiz bir devrim şeklinde gerçekleşiyor. Zira toplumsal doku ve kültürel yapı farklıdır. Toplum heterojen nitelikte ve yaşanılan tarihsel deneyimler de farklılık gösteriyor. Fakat bu farklılığa rağmen değişime evrim demek pek mümkün gözükmemektedir. Zira farklılaşan toplumsal dinamiklerle siyasal rejim arasında yabancılaşma düzeyi yüksek olup, siyasal rejime aidiyet duygusu tam anlamıyla sağlanamamıştır. Sistem ile yeni orta sınıflar arasındaki çatışma siyasal kriz üretmeye devam ediyor ve nihayet siyasal yapının meşruiyetini zedeliyor. Artık sıra anayasal düzenin bu değişime uyarlamasına gelmiş durumda. Şimdi, bu sessiz devrimle Türkiye’nin hangi siyasal paradigmayı ve nasıl bir anayasal düzeni geride bıraktığı sorusuna yalın bir dille cevap vermek gerekiyor. Ancak hemen belirtmek gerekir ki, Türkiye’nin modernleşme ve demokratikleşme serüveni incelendiğinde, Türkiye ile Güney Kore arasındaki ortaklıkların yalnızca Kore Savaşında aynı safta yer almayı aşan boyutu olduğu görülecektir.
Abstract
Kadim uygarliklara kaynaklık etmiş Türkiye’de tarihsel bir süreç yaşanıyor. Kimi Avrupa ülkelerinde yüzyılların birikimi, eski rejimin siyasal sembollerinden birinin yıkılması veya kurumlarından birinin işgaliyle devrime dönüşürken, Türkiye’de bu süreç sessiz bir devrim şeklinde gerçekleşiyor. Zira toplumsal doku ve kültürel yapı farklıdır. Toplum heterojen nitelikte ve yaşanılan tarihsel deneyimler de farklılık gösteriyor. Fakat bu farklılığa rağmen değişime evrim demek pek mümkün gözükmemektedir. Zira farklılaşan toplumsal dinamiklerle siyasal rejim arasında yabancılaşma düzeyi yüksek olup, siyasal rejime aidiyet duygusu tam anlamıyla sağlanamamıştır. Sistem ile yeni orta sınıflar arasındaki çatışma siyasal kriz üretmeye devam ediyor ve nihayet siyasal yapının meşruiyetini zedeliyor. Artık sıra anayasal düzenin bu değişime uyarlamasına gelmiş durumda. Şimdi, bu sessiz devrimle Türkiye’nin hangi siyasal paradigmayı ve nasıl bir anayasal düzeni geride bıraktığı sorusuna yalın bir dille cevap vermek gerekiyor. Ancak hemen belirtmek gerekir ki, Türkiye’nin modernleşme ve demokratikleşme serüveni incelendiğinde, Türkiye ile Güney Kore arasındaki ortaklıkların yalnızca Kore Savaşında aynı safta yer almayı aşan boyutu olduğu görülecektir.
- 발행기관:
- 법학연구소
- 분류:
- 법학